
2009'un son gününde Neşeli Önlük karakterleri
Cine 5'te yayınlanan
Farklı bir Gün programına konuk olacak.
Cine 5'te yayınlanan
Farklı bir Gün programına konuk olacak.


Naciye her ay yüklü miktarda kredi kartı borcu ödemesi yapıyordu ve borçlarının büyük kısmı Bağdat Caddesi'ndeki şık butiklerde yaptığı çılgın alışverişlerden kaynaklanıyordu. Üstelik kendi evindeki dolaplar tıkış tıkış doluydu, ama gene de bu akşam evinde vereceği davette konuklarını etkileyecek çarpıcı bir kostüm bulamamıştı.
miyor, pek de önemsemiyordu. Nasılsa yemekleri yardımcısı, canı ciğeri Elmas Ablası yapacaktı. Naciye ise misafirler gelmeden evvel o meşhur pilavından yapacak ve geceye herzamanki gibi damgasını vuracaktı. Tabii ki bu ancak istediği gibi bir kostüme sahip olmak şartıyla gerçek olabilirdi.
arasında geçen konuşmaları ve daha lüzumsuz bir sürü şeyi anlatmaya başladı. Kuryenin cümlelerinin ardı arkasının kesilmeyeceğini farkeden Naciye yüksek sesle -O benim! diye söyleyip, kuryenin elindeki paketi hızla çekti. Merak içinde bu güzel paketi kimin ne için gönderdiğini düşünüyor, bir yandan paketi teslim aldığına dair bir sürü yere imza atıyordu. İmzalar biter bitmez eve koştu.
m olan şey! diye çığlık attı. Peki ama bunu kim göndermişti? Okul yıllarından kalan bu takma adı bilecek kadar yakın biri miydi yoksa hakkında araştırma yapmış gizli bir hayranı mı vardı? Paketin içinde ne bir not ne de başka bir işaret vardı. Bir an geveze kuryenin neler söylediğini hatırlamaya çalıştı, kurye bir kadından bahsetmişti. Demek ki bunu gönderen bir erkek değil, diye düşündü. Gizli bir hayranı olması fikri hoşuna gitmişti ama hayranının erkek olmasını tercih ederdi. Cama koştu, kurye çoktan gitmişti. Kadın hakkında da pek birşey hatırlamıyordu. Bir süre durakladı sonra -Neyse! diye omuz silkti. Artık akşama konsantre olmalıydı, hem şimdi giyecek çok şık bir kostümü vardı ve şu an için önemli olan da buydu. Gizli hayranını daha sonra düşünecekti. Odasına geçip kafası karışık bir şekilde, tam da zevkine göre dikilmiş önlüğü üstüne tutarak aynada kendini izledi. Ne kadar güzel, diye mırıldandı.
Naciye, alımlı ve başarılı genç bir iş kadınıdır. Kariyer basamaklarını hızla tırmanırken pekçok gönül macerasına da imza atmaktadır. Beğeni ve takdir dolu bakışları üzerinden görmeye alışık olduğu için mutfakta yemek hazırlarken bile şıklığından asla ödün vermez. Yemek yapma konusunda daha çok tecrübesiz olmasına rağmen güzel pilav yapmaktadır.
Çiğdem çok neşeli, eğlenceli, içi içine sığmayan 20’li yaşlarda genç bir kızdır. Renkli giyinmeyi, arkadaşlarıyla buluşup alışverişe çıkmayı ve evde çay partileri düzenlemeyi çok sever. Meyve salatası ve kokteyl hazırlama konusunda tam bir profesyoneldir.
Çiğdem’in biricik ablası Yelda tam bir doğa tutkunudur, düzenli olarak yoga yapar. Her cumartesi Bebek’te kurulan organik ürünler pazarına gider. Ordan aldığı birbirinden doğal ve sağlıklı ürünlerle mutfakta harika salatalar ve zeytinyağlı yemekler yapar. Gelecekte, organik ev yemekleri yapan bir dükkan açmayı planlamaktadır.
Yelda’nin kuzeni Pınar, küçük kız çocukları için peri masalları yazan büyük bir kız çocuğudur. Masallarındaki prenseslerin kıyafetlerini kendi tasarlar ve her kıyafetten kendine bir tane diktirir. O da her prenses gibi mutfakta yemek yapmaktansa misafirlere ihtişamlı sofralar hazırlamayı tercih eder. Ve bu konuda oldukça başarlıdır.
Oya, Çiğdem’in bebeklik arkadaşıdır. Sörf başta olmak üzere pek çok sporla ilgilenen Oya, formuna çok dikkat eder. Bu yüzden kendi yemeklerini kendi yapar. Sağlıklı, kalori değeri düşük ama besin değeri yüksek menüler hazırlama konusunda iddialıdır. Favori yemeği soyalı tavuk ve yulaflı ekmektir. Yemek tariflerini annesinden aldığı günden beri gizli iç cebinde taşımaktadır.
Prenses Pınar’ın yeni ev arkadaşı nam-ı diğer 'Erkek Fatma', çok harbi bir kızdır. Araba kullanmaya ve futbol maçı izlemeye bayılır. Bu yüzden erkek arkadaşlarının sayısı kız arkadaşlarına göre epey fazladır. Taksim’de yeni açılan bir barda barmenlik yapmaktadır. Bu yüzden, ev partilerinde hazırladığı içkiler ve kanepelerle tartışmasız bir numaradır.
Nezahat, Avrupa’da çok meşhur bir pasta şefidir. Birgün müşterilerin ve rakip firmaların tarif ve transfer baskılarından bunalarak İstanbul’a döner ve kimliğini gizleyerek küçük bir pastacı dükkanı açar. Kendi dükkanında zevkine göre, birbirinden güzel ve lezzetli pastalar yapıp satmaya başlar. Arkadaşları Naciye, Pınar, Oya, Çiğdem, Yelda ve hatta Erkek Fatma bile onun lezzet sırrını içten içe merak etmekteye başlamıştır.
